ÖZGÜRLÜK VE SOSYALİZM!

12 Ağustos 2016

Ahmet Doğançayır

 

‘’Fakat devrimci arzu rüyasının bakışında keyifli mutluluğun değer ölçüleri sırf şu nedenle de değişir ki, mutluluk artık başkasının mutsuzluğundan doğmamakta ve onunla ölçülmemektedir. Çünkü diğer insan kendi özgürlüğünün kısıtı değildir artık, özgürlük kendini onda gerçekleştirir. Çalışma özgürlüğünün yerine çalışmaktan özgürleşmenin ışığı yanar, iktisadi mücadelede ki haydut sevincinin yerine proleter sınıf mücadelesindeki zafer tasavvurunun ışığı. Ve bunun da üzerinde uzaktaki barışın, bütün insanlarla dayanışma içinde, hepsiyle dostça olmayı sağlayacak uzak fırsatın ışığı yanar, mücadelenin uğruna uzak hedeflere doğru yola çıktığı fırsatın.’’ Ernst Bloch-Umut İlkesi

Yazının devamını oku »


FAŞİZME KARŞI ORTAK MÜCADELEYİ ÖREBİLİRİZ

10 Ağustos 2016

İbrahim Özkurt

15 temmuz gününden bu yana darbenin tahlilleri ve faşist bir rejim tehlikesine karşı demokrasi güçlerinin ortak mücadelenin örülmesinin gerekliliğinden söz ediliyor. Ne var ki, nasıl bir örgüt konusu ise hemen hiç dillendirilmiyor, konu siyasi partilere havale ediliyor. Bu nedenle söylemden fiile bir türlü geçilememekte. Çünkü, Hazirancıların ve ulusalcıların lider kadroları CHP’nin, CHP’nin lider kadrosu ise AKP’nin kuyruğuna takılmış durumda. Bunda yararlananarak Yenikapı’da oluşturulan faşist cephe ise “Ata atlayıp Üsküdar’ı geçmek üzere” yola koyuldu bile.

Yazının devamını oku »


Darbe İçinde Darbe veYaklaşan Felakete Karşı…

01 Ağustos 2016

Ferhan Umruk

Gerçekler devrimcidir sözünü hatırlatarak 15 Temmuz darbe girişiminin yarattığı sonuçları bu pencereden değerlendirmenin gerekli olduğunun altını çizelim.

  • 15 Temmuz darbe girişimi siyasal islamcı iki gerici odağın kanlı bir biçimde hesaplaşması olarak tezahür etmiştir. Erdoğan liderliğindeki AKP hükümetine karşı Fethullah Gülen liderliğindeki cemaat örgütlenmesinin iktidar mücadelesi silahların çekilmesi sonucunu yaratmıştır.
  • Bu iki siyasal islamcı gerici odağın kanlı iktidar savaşında, diğer sistem partileri de, sistem dışı siyasi güçler de edilgin birer aktör haline dönüşmüşlerdir. Evet CHP, MHP, HDP darbeye karşı çıkmışlardır ama, sonuçta CHP ve MHP Erdoğan’ın darbe girişiminin bastırılmasından sonra OHAL’le birlikte aldığı bütün kararların sınırı içinde hareket ediyor, veya HDP’nin olduğu gibi edebiliyor.

Yazının devamını oku »


TÜRKLÜĞÜN KISA TARİHİ

30 Temmuz 2016

Barış Ünlü

ARA BAŞLIKLAR

Siyahlık, beyazlık ve beyaz çalışmaları – Hegel:köle efendi diyalektiği – Haiti Devrimi C.L.R.James -Afrika Varoluş Felsefesi – Afrikalı siyah Sartre- Siyahlarda benlik bölünmesi – whiteness studies- Gündelik hayatta beyaz olmanın avantajları – Irkçılık ve beyazların ‘mağduriyeti

-Yüzlerce yıllık ırk ayrımı – Türklük sözleşmesi

-Türklerin ve Kürtlerin kardeşliği – Kürtlerin asimilasyonu projesi – Türklerin Türkleştirilmesi

-Kürt sorunu laiklik ilişkisi – TKP ve Türkleştirme

– Marksist sosyal bilimciler – Kürtler var olduklarını sözle ve eylemle ispat­ladılar – Türkiye’de de Kemalizm yıkılıyor ve yıkılacak  – Sünni­lik, erkeklik, heteroseksüellik halleri – Türkiye halklarının eşitlik sözleşmesi

Yazının devamını oku »


GALİLE’NİN MAHKEMEDE İŞİ NE

29 Temmuz 2016

Rıza Aydın

Galile denilince aklıma, o tiyatro sahnesinde gördüğüm Kerim Avşar gelir gözümün önüne.

Galile kılığına girmiş Kerim Avşar, teleskopu ile fezaya bakar, bir takım hesaplar yapar, bunları öğrencileri ile tartıştıktan sonra bulgularını sesli bir şekle de kâğıda geçirir. Bütün bu araştırmalarının sonunda Galile, vardığı sonucu topluma açıklar: Dünya sanılanın aksine düz değil, yuvarlak bir nesne olup, Güneşin etrafında dönmektedir.

Galile, bu bulgularının sonuçlarını açıklayınca, Galile’nin bu bulguları Allahın kelamı olan Kutsal kitapta anlatılanlara aykırı olduğu için Galile’yi Engizisyon mahkemesinde yargılamaya başlarlar.

Yazının devamını oku »


OTORİTER DEVLET SİYASİ FARKLILAŞMA VE KUTUPLAŞMALARIN DA NEDENİDİR!

25 Temmuz 2016

Ahmet Doğançayır

12 Eylül 2010 referandumundan bu yana Erdoğan liderliğindeki AKP inişli, çıkışlı,  çelişkili ve zikzaklı politikalarıyla sürekli çift söylemli ve çift kutuplu yeni bir siyasal çizgi geliştirdi. Birbirine zıt söylemler arasında hızlı geçişler yapabiliyor. Politik dilini çok çabuk değiştirebiliyor. İçerikler, biçimler anlam ve söylem strateji ve taktik birbirinden uzaklaşıyor ve eklemsizleşiyor. Bazen zıt kutuplara savrulan bu politikalar esnaf faydacılığının bir değer yaratabileceği duruma dönüşüyor. Taktiksel görüşmeler ile stratejik düşmanlıklar arasında mekik dokuyor. Türkiye siyaseti Parlamentoda partiler arası müzakere ve pazarlıklar sonucu gerçekleşen ve sembolik yetkilerle donanmış bir Cumhurbaşkanlığı seçiminden, yetkilendirilmiş ve Başkanlık sistemi doğrultusunda daha da yetkilendirmeyi bekleyen bir sürece doğru gidiyor.

Yazının devamını oku »


RESTORASYON

24 Temmuz 2016

Fikret Başkaya

15 Temmuz 2016 da ‘başarısız’ bir darbe girişimi oldu. Gerçi darbe başarısız oldu ama AKP iktidarının eksiği tamamlayacağından kimse şüphe etmesin! Darbe haberi duyulur duyulmaz bir tek soru soruldu: “Bunu kim yaptı, arkasından kim var?”. Bir Allah’ın kulu da çıkıp “bu ülkede hâlâ neden darbe oluyor?” sorusunu sormuyor… Oysa darbeler TC rejiminin normal halidir, bir istisna değil kuraldır. Zira bu rejim başka türlü yapamaz. Öyle olduğunu görmek için rejimin niteliğine dair birazcık kafa yormak yeter…

Yazının devamını oku »


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 132 takipçiye katılın