Afrin’e Saldırma İsteğini Tetikleyen Otoriterleşme Paradoksu!

06 Aralık 2017

MolZXGAb_400x400

Mahmut Balpetek

Türkiye’de rejim, uzun zamandır, diktatörleşme yönünde tam gaz ilerlemektedir. Kürt sorununu çözerek, yoluna demokratik kulvarda ilerleme fırsatını berhava eden iktidarın önünde, geriye tek seçenek olarak otoriterleşme kaldı. Varoluşunu otoriterleşmenin derinliğine bağlı hale getiren saray; her gün yeni bir anti demokratik kararın, altına imza atmak durumundadır.  Diyalog yollarına giden köprüleri yıkan iktidarın geriye dönmesi, imkansıza yakın gibi görülmemektedir. Zira girdiği  yolda devreye sokabileceği  başka bir politik  seçenek de olası değildir.

Yazının devamını oku »

Reklamlar

PİŞKİNLİĞİN BÖYLESİ ve NEJAT UYGUR’UN HATIRLATTIKLARI! Aralık 01, 2017

04 Aralık 2017

s200_cengizhan.g_ng_r

Cengizhan Güngör

Demirel, Özal dönemleri de dahil politik iktidar pişkinliğinin bu kadarına şahit olunmadı. Her şey zirvelerde yaşanıyor. En küçük bir iddia yalan, en küçük belge sahte, her muhalefet denemesi komplo. Her muhalif silahlı terör örgütü üyesi ya da ‘üyesi olmasa da’ o örgütlere hizmet eden POTANSİYEL FİLAN DEĞİL DOĞRUDAN SUÇLU. En son Bakan Bekir Bozdağ ana muhalefet partisi başkanını kast ederek, onun bir ‘ulusal güvenlik sorunu haline geldiğini’ ifade etti… Yani vatan haini, yani casus. Ana muhalefet partisi başkanı olman da, 3. Partinin eş başkanları ve milletvekili olman da kar etmiyor.

Yazının devamını oku »


KUANTUM, TOPLUM-TOPLUMSALLIK, İŞ BİRLİĞİ ve GELECEĞİMİZ

04 Aralık 2017

İbrahim Özkurt
Günümüzde birçok alanda olduğu gibi, politik alanda da sağlıklı bir çözüm ve inşa için, maddenin atom altı parçacıklarının davranışları ( kuantum fiziği ) dikkate alınmalı diye düşünüyorum. Atom altı parçacıklar ki, renkleri, frekansları, davranışları, ömürleri, özellikleri, yetenekleri ve işlevsellikleri tamamen bir birlerinden farklı. Yani, her parçacık özgür davranmakta. Ki, parçacıkların davranışlarını değiştirmeye kalkınca, daha doğru ifadeyle atomun çekirdeğine müdahale edince de atom patlıyor.

Yazının devamını oku »


İYİLİĞE ve BARIŞA ADANMIŞ BİR YAŞAM ÖYKÜSÜ RACHEL CORRİE

28 Kasım 2017

Cengizhan Güngör

s200_cengizhan.g_ng_r

“Neden barış hâlâ bir hayal dünyada ve neden savaş bu kadar yakınımızda bir gerçek? Neden her gün kırk bin çocuk ölüyor? Yırtılan ozon tabakası, ölen balinalar, kesilen ağaçlar… Aklımda bin çeşit şey var. Ama bunların hepsinin önünde gelen şey, barış!..”

Bir zenginlik ülkesinde, okul töreninde 11 yaşındaki bir kız öğrencinin ağzından dökülen bu sözleri duymuş olsaydınız ne hissederdiniz? Büyük bir olasılıkla ‘kimi çocukların böyle büyük laflar etmeye yatkın olduğunu’ düşünür ve belki de ‘öğrenilmiş’ olduğunu varsayardınız…

Yazının devamını oku »


KAHRAMANLAR MI, KAHRAMANLARA İHTİYAÇ DUYMAYAN DÜNYA MI?

11 Kasım 2017

s200_cengizhan.g_ng_r

Cengizhan Güngör

Bu satırların konusu bir ‘kahraman’; MORDECHAİ VANUNU. Bu adam kim mi? Okuyunuz…

KİM?

Yıl 2004, Nisan’ın 21’i, dünya basınında flaş haber; 11,5 yılı tek başına, kimseyle görüştürülmeden hücrede geçirerek 18 yıllık cezasını dolduran Vanunu, İsrail Askelon/Sekme Cezaevi’nden tahliye oluyor. 31 yaşında girdiği cezaevinden 49 yaşında çıkabiliyor.

Yazının devamını oku »


Siyasal İslamcılık veya olağanüstü hali olağan hale getirebilmek!

16 Ekim 2017

fikret baskaya

Fikret Başkaya

Şimdilerde devlet ve toplum, dinci gericilik tarafından kuşatılmış bulunuyor. Bu nasıl mümkün oldu, buraya neden ve nasıl gelindi sorusuyla ilgili bazı hatırlatmalar, içinde bulunduğumuz sefil durumun netleştirilmesini kolaylaştırabilir.

 

  1. Din, kapitalizm öncesi toplumsal formasyonların/devletlerin egemen ideolojisi, değilse onun başlıca bileşeniydi. Batı Hristiyan toplumlarında aydınlanma, modernite devrimi ve onlarla az-çok eş zamanlı olarak tarih sahnesine çıkan kapitalizmle birlikte, geleneksel hakim ideoloji olan dinin etkisi azaldı. Burjuvazi, kendi iktidarını dayatabilmek için Eski Rejime [Ancién Régime] ve onun geleneksel ideolojisi olan dine karşı cepheden bir mücadele yürüttü ve dini etkisizleştirmeyi başardı. Dinin [Klisenin] devletten ayrı bir varlığa sahip olması ve Ruhban sınıfının [Clergé] sömürücü bir sınıf olarak emekçi sınıfı bezdirmesi, burjuvazinin işini kolaylaştırdı. Burjuva devlet genel bir çerçevede laik bir rejimi varsayar.

Yazının devamını oku »


Oktay Etiman Anlatıyor “Bir insan elinden geldiğince mücadeleye katkıda bulunuyorsa kavganın içindedir demektir”

05 Ekim 2017

THKP-C içinde Mahir ve yoldaşları ile eylemlere katılan, 12 Mart Muhtırası sonrası hakkında idam cezası talep edilen, ancak af yasası ile cezası 30 yıla düşürülen, infaz hükümleri ile ömrünün 14 yılını cezaevinde geçirmiş, yaşayan bir devrimci Oktay ETİMAN. Cezaevinden çıktığında bir boşluğa çıktığını ancak kendisini ayakta tutan şeyin devrimci bilinci olduğunu söylüyor Çukurova’lı devrimci.

oktay-etiman

Devrim şehitleri ölümsüzdür amentüsü müdür yaşayan devrimcileri hep yiten devrimciler üzerinden tanımlamamız sonucunu doğuran? Devrim yaşarken, yaşayan devrimciler hep yitenlerle ilgili anılarını anlattılar bizlere. Onlarla eylemlere katılmış olmaktan, o örgütlerin içinde yer almaktan, devrim şehitlerinin arkadaşı olmaktan başka bir vasıfları, hayatları, eylemleri yokmuş gibi hep yitenleri sorduk onlara. Bu kez Mahir’i sormadık ona, Oktay ETİMAN’ı tanıyalım istedik. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarından itibaren yaşayan ve yaşatan devrimin ve devrimcinin geçirdiği süreçleri konuştuk.

Yazının devamını oku »