Erdoğan’ın Darbesini Püskürtmek İçin

22 Mart 2017

Ferhan Umruk

Demişti ki Üniter sistemli başkanlık baktığımızda var. Hitler Almanya’sına baktığımızda da bunu görürsünüz.” Erdoğan’dı bu sözleri sarfeden. Daha sonra yanlış anlaşıldığını söyleyerek düzeltme yaptı ama, ‘Dervişin fikri neyse, zikri de odur’ meseli kulakları çınlattı.

erdoğan aile

Kasımpaşa’da tabiri caizse bir fakirhanede çekilmiş mazbut ailenin fotoğrafı, ailenin ticareten de, siyaseten de şimdi abat olmuş hallerine baktığımızda, onun ve efradının önlenemez yükselişinin ilk basamağının ne olduğunu gözler önüne sermekte.

Kendi sözleriyle önce Gürcü, sonra Türk asıllı bir kıyı kaptanının oğlu olarak siyasete milli görüş tedrisatından geçerek başlamış bir kişilik.

1994’te Refah Partisi adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kazanan Erdoğan’ın kariyerindeki sıçrama başlamış oldu.

Yazının devamını oku »


‘HAYIR’ KAZANACAK DA NE DEĞİŞECEK?

18 Mart 2017

Cengizhan Güngör

Bir görüş var. Deniliyor ki; “ne değişecek, diyelim ki ‘hayır’ kazandı. Tek başına iktidar, sonsuz yetkilere sahip ve üstelik hiçbir sorumluluğu yok, yani ‘sorumsuz’. Üstelik  2019’a kadar iktidar. Bu demektir ki, 2019’a kadar bu durumu değiştirme şansımız da yok. Üstelik OHAL var”.

Yazının devamını oku »


Barzani unutma ki, sen de bir “Kılıç artığı” sın

15 Mart 2017

yalansız

Mahmut Balpetek

Geçtiğimiz günlerde MHP genel başkanı Devlet Bahçeli, Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi için “Kılıç artığı” ifadesi kullandı. Kılıç artığı; Düşman bilinen bir toplum,  inanç grubu ya da ordunun kılıçtan geçirildikten sonra, geriye kalan kısmı, bakiyesi, için kullanılan bir ifadedir.

490-250

Sarayın kalemşörü, Selvi için, koalisyon ortağı Bahçeli’nin, sarf etiği  sözler, uzak ve yakın tarihimizde yaşanmış kimi katliamların inkarından, kabulüne doğru bir geçişin olduğuna işaret etmektedir. Bugüne kadar tarihimizde zinhar hiçbir katliam yapılmamıştır diyen ırkçı kanattan, aşağılamak ya da tehdit amaçlı da olsa ilk itiraf niteliğindedir.

View original post 984 kelime daha


Barzani unutma ki, sen de bir “Kılıç artığı” sın

11 Mart 2017

Mahmut Balpetek

Geçtiğimiz günlerde MHP genel başkanı Devlet Bahçeli, Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi için “Kılıç artığı” ifadesi kullandı. Kılıç artığı; Düşman bilinen bir toplum,  inanç grubu ya da ordunun kılıçtan geçirildikten sonra, geriye kalan kısmı, bakiyesi, için kullanılan bir ifadedir.

490-250

Sarayın kalemşörü, Selvi için, koalisyon ortağı Bahçeli’nin, sarf etiği  sözler, uzak ve yakın tarihimizde yaşanmış kimi katliamların inkarından, kabulüne doğru bir geçişin olduğuna işaret etmektedir. Bugüne kadar tarihimizde zinhar hiçbir katliam yapılmamıştır diyen ırkçı kanattan, aşağılamak ya da tehdit amaçlı da olsa ilk itiraf niteliğindedir.

Yazının devamını oku »


TÜRKİYE İLGİNÇ GÜNLERDEN GEÇİYOR Kıssadan Hisse

09 Mart 2017

Rıza Aydın

Machiavelli (D: 1469 – Ö: 1537) , eski dönemlerde İtalya adasının beş büyük Devletinden biri olan Floransa, cumhuriyetle yönetilirken onu en yetkili kişisi olarak 14 yıl -ikinci katip olarak- yönetmiş bir kişi. Meşhur Medici ailesi darbe yapıp, Machiavelli’yi iktidardan uzaklaştırınca,

bruno_9963

Boyun eğmeyenlerden Giordano Bruno 

Machiavelli bir süre halk ayaklanır da geri Cumhuriyeti kurar diye beklemiş; sonra bakmış ki Medici ailesinin yönetimi kalıcı, kendisi de devletten gelen bir maaş olmadan yaşayamıyor, devlet yönetme bilgisinden yararlanmaları için kendisine görev verilmesi amacıyla Prens adlı kitabını yazmış.

Yazının devamını oku »


GÜÇLÜ TOPLUM YA DA KOMÜNAL TOPLUM

05 Mart 2017

İbrahim Özkurt
İnsanın, insanı köleleştirmesi ve doğayla birlikte sömürmesinin devletli uygarlıkla başladığını biliyoruz. Devlet denen aygıt, ilk kurulduğu zamanlardan bu yana sürekli değişim, gelişim geçirmiş, devleti ele geçiren sınıflar kendi çıkarlarına göre devleti yeniden organize etmeyi başarmışlardır.
halk-mec
İnsan toplulukları ise, devletli uygarlıkla birlikte toplum olma özelliklerini gün be gün yitirmiştir. Zira, toplum olmanın temel özelliği geçmişte yaşadıkları komünal yaşamdı.

Yazının devamını oku »


Mağdurluktan Zalimliğe…

01 Mart 2017

Ferhan Umruk

Öyle görünüyor ki, tek adam diktatörlüğüne soyunan Erdoğan, 16 Nisan referandumunda bu arzusuna kavuşmak için, bugüne kadar hayır diyen çoğunluğu terörist ilan etmesinin, kendi adına bir fayda getirmediğini gördü.

fft5_mf220228

Erdoğan’ın toplumu etnik, dini, kültürel kimlikler üzerinden kutuplaştırarak seçim kazanma taktiği bu defa karşılığını bulmadığı gibi, aleyhine sonuç veriyor. Yayınlanmakta olan anketlerin büyük çoğunluğunda hayır tercihi önde görünüyor.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL, darbe rejimlerinin bütün özelliklerini içinde barındırıyor.

Geçmiş darbelerin uygulamalarını aşan devlet şiddeti ile karşı karşıyayız.

Binlerce kamu çalışanı işinden atılıyor,tutuklanıyor.

Akademisyenler ya ‘Fetöcü’ diye, ya da barış bildirisine imza attıkları için tasfiye ediliyor, tutuklanıyor.

Yazının devamını oku »